Julia Taylor, üstünde parıldayan sert kauçuk kıyafetiyle odaya girer girmez havayı yakaladı. Siyah parlak lastiğin bedenini sımsıkı sarması, her hareketinde çıtırtılar çıkaran elastik yapısı, onun ne kadar tehlikeli ve kışkırtıcı olduğunu hemen hissettirdi. Lastiğin altında sıkışan göğüsleri kabarıyor, kalçaları ise ağzını sulandıran bir kıvrım çiziyordu. Julia’nın gözlerindeki ateş, hem baskın hem de arzuyla dolup taşıyordu.
Adam nefesini zor tuttu, yere sermişti onu. Kauçuğun içinde titreyen vücudu yavaşça arkasını döndü; parmak uçlarıyla belinin yanlarından aşağıya iniyor, kalçasına saplanıyordu. Ardından kızgın bir istekle elini amcığının üzerine götürdü ve incecik lastiği yırtarcasına çekiştirmeye başladı. Julia inledi; sesleri odada yankılanıp havayı iyice ısıttı. Amcığını ortaya çıkarana kadar terden sırılsıklamdı artık.
Adam öne doğru eğildi, dilini sertçe sürterek amcığını yaladı; ısırdı, emdi, lastiğin verdiği tuhaf kokuyu içine çekti. O plastik sıcaklığı ile birlikte aldığı sertlik, ikisini de delirtti. Sonra yavaş yavaş sert yarığını içine aldı; kauçuk kokusu burnuna gelirken kızgın dilinin tadı damarlardan geçiyordu. Her inip kalkışta Julia’nın göğsündeki kupkuru tenin lastikten çıkardığı hafif çıtırtılar şehvetin ritmini belirliyordu.
Kız yapışkan kauçuğun içine gömülmüş amını sıkarak yumrukladı adamın kafasını; “Daha hızlı!” diye hırladı sesi keskinleşirken. Adam hamlelerini hızlandırdı; her köklemesi amının içinde kavruluyor, o daracık alana saplandıkça Julia’nın çığlıkları yükseliyordu. Göğsü kabarıyor, son damarı çatlamak üzereydi kadıncağızın. Sonunda dayanamayıp sesini boğarak patladı; adam da içinden boşalırken titredi tüm bedeni.
Kauçuğun esmer tenine yapışmasıyla meydana gelen o yoğun karışımda tutkulu bir selviliğin en dibine indikleri an oradaki herkes için efsanevi bir an oldu: İnatçı lastiğe rağmen yırtarcasına sikilmiş o deli kadın… Amcığını sımsıkı kapatmış adamın dik yarığı… Ve sonunda tam anlamıyla teslim oluşları… The end olurken bile dillerden düşmedi bu acayip ama tutkulu an!