Üniversite çağının tam doruğundaki genç, taze bedenli kız, ilk kez böyle sert bir dayamaya maruz kalıyordu. Sınav havasıyla girdiği o odaya, bembeyaz teni ve masum bakışlarıyla adım attı; ama burada masumiyetin adı yoktu artık. Her hareketiyle heyecanlanıyor, ilk başta biraz çekingen olsa da içindeki hayvani arzular kısa sürede patlak verdi. Odayı dolduran ağır nefesler, ter kokusu ve yumuşak çığlıklar arasında bedenini çırılçıplak serdi. Sadece birkaç dakika içinde yumuşacık amcığı öpülmüş, diliyle sırılsıklam olmuştu.
Kızın dudakları hafifçe aralandığında, adamın acımasızca köklediği yarak içine zonkluyor; her itişte amcığını şiddetle çatlatıyordu. İlk defa yaşadığı bu hızlı folloşta, dizleri titriyor; kalçalarını geriye doğru iterek daha derine inmesini istiyordu. Yavaş yavaş ritim arttı; basmakalıp olmayan sertlikteki sikişle birlikte çıtırdamalar yükselmeye başladı. Bacaklarını açıp amcığını daha da derine alan adam, onu yüksek perdeden inlettirirken kızın gözleri doldu, hem acı hem zevk birbirine karıştı.
Sonunda günlerin bekleyişi sonucu gelen doruk noktası kapıya dayandı. Adamın aniden hızını artırmasıyla birlikte, sıcak sıvısını kızın içine boşalttığını hissettiğinde kıvranmaya başladı; sesi boğuklaşıp boğuk bir fısıltıya dönüştü. Amcığından gelen o yoğun dolgunluk hissiyle deliriyordu genç kız; bedeninin her bir hücresi adeta yanıyordu. İnatçı çenesini sıkarak son nefeslerini verirken adam da göbeğine doğru bırakmıştı zehrini. Böylece o günün sonunda masumiyet paramparça olmuş, acı ve zevkin en pis haliyle birleşmişti.